Sağlık Turizmi

Son yıllarda ülkemizin adı, turizmin yanı sıra sağlık turizmi ile birlikte anılmaya başlamıştır. Uygulanan politikalarla, gerek kur ve gerekse sağlık politikaları, ülkemizi yeni bir yola çıkarmış ve bu alanda kayda değer ülkeler arasına sokmuştur.

Dolayısıyla, ülkemizi gezmeye gelen nüfusun büyük bir kısmının sonradan doğan ya da planlayarak geldikleri sağlık gereksinimlerini karşılamak gerekmektedir. Sağlıkla ilgili planlamalar yapılırken, mutfağımızın da gastronomi dünyasında yerini alabilmesi için birtakım tedbirler alınması kaçınılmaz olmalıdır.

Şehir hastaneleri bu ihtiyaca cevap verebilmek için VIP hizmet sunan otelleri de beraberinde yaparak, sağlık turistlerinin konaklama ihtiyacına katkıda bulunmuştur. Göze batan eksiklerden biri, bu mekanlarda veya dışında, ülkemiz mutfağından örneklerin sergilendiği, gastronomik değerlerimizin tattırıldığı ve bunu belki de bir şov niteliğine büründürüp, sunulan yiyeceğin öyküsünün de nakledildiği sofralar
kurmaktır.

İhtiyaçların neler olabileceğini belirlemek ve o noktalarda yapılabilecekleri hayata geçirebilmek için, yurtdışından gelen bir hastanın beklentilerini bilmek gerekir. Bunun için de dışarıdan gelen bir hasta gibi davranmak gerekmektedir. Hasta ülkemize giriş yapmadan bütün bağlantıları bir takvim dahilinde planlayıp, hayata geçirmeye hazır bir halde beklemek lazımdır.

Hastanın bulunduğu ülkeden ülkemize transferi, havaalanı, gemi ya da otogardan alınıp otele transferi, otele yerleştirip seyahat ve ayrıntılar hakkında sorularını cevaplandırıp, planlamadan haberdar etmek, hasta arzu eder ve daha hastaneye götürmeye zaman varsa, bu zamanı değerlendirmek için gezi planlaması yapmak (bunu hastanın beklentilerini önceden belirleyerek, o çerçevede kalmak). Hastamızı rahatlatmak ve keyif almasını sağlamak üzere ziyaret güzergahı, restoran ve AVM gezileri belki de müzeler vs. bu gezi programına dahil etmek.
Aynı eylemi hastanın operasyon sonrası kontrol için ülkemizde kalması halinde de yapabiliriz.

Hastanın sağlıkla ilgili beklentilerini, ona üst düzeyde bir ev sahipliği ve hizmet sunarak gerçekleştirmemiz şarttır. Hastanın memnuniyet derecesini ne kadar yüksek tutabilirsek, ülkesine döndüğünde, ülkemiz hakkında konuşmaları da bu çerçevede gelişecektir. Bazılarının "müşteri ilahtır" dediği kadar değilse bile, memnun yolladığımız her hastanın, aslında bizim birer gönüllü ve fahri elçimiz olacağı kesindir.

Sıkıntı işte tam bu arada doğmaktadır. Salt para kazanmak amacıyla, pastadan bir parça pay alabilmek için ülkemizin ali menfaatlerini hiçe sayanlar, son derece iptidai mekanlarda bu hizmeti sunmaya çalışmaktadırlar. Dolayısıyla hizmeti satın alan hastalar, ülkemizi gördüğü kadarına indirgeyecek, hele bir de aldatılmışlık işin içine girmişse, söylenecek sözleri tahmin etmek zor olmayacaktır. Buradan doğacak
olumsuzluğu da sizlerin takdirine bırakıyorum.

Ülkemiz insanına yakıştıramadığım bu durum, "beş parmağın beşi bir değil" atasözünün gereğince kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir. Üç kuruşluk ticaretten on kuruşluk beklentisi olan fırsatçılara meydan vermemek için, konuya hassasiyetle eğilip, ülkemize yakışır bir tablo sergilemeliyiz. Merdiven altına inmiş fırsatçılara meydan vermeyip, sağlık turizminin anlam ve önemini kavrayarak, kurumsal bir kimlikle olaya müdahil olmalıyız.

Hastanın sağlığına kavuşmasını sağlamaya çalışırken, unutmamamız gereken başka bir şey daha vardır. İnsanlar salt hastalıkları için ülkemize gelmemektedir. Belki daha güzel görünebilmek, belki de sadece kişisel egosunu tatmine yönelik para harcamak için veya beklentisi gerçekleştirilirken aradaki inkitalarda güzel vakitler geçirip, doyumsuz hatıraları da beraberlerinde götürmek isteyebilirler.

Sağlık turizminde misafirimizin beklentilerinin çok iyi analiz edilmesi, işte bu meyanda çok önemlidir. Onu kazanmak, ülkemize bir daha gelme arzusu uyandırmak, ülkemize taraftar kazandırmak gibidir ve bizim sarf edeceğimiz efora çok sıkıca bağlıdır.

Devlet ve özel hastanelerimizin sayısı, doktorlarımızın kalitesi, dünyanın birçok ülkesini kıskandıracak boyuta gelmiştir. Bu işin daha iyi oturabilmesi için çaba sarf edenlerin emeklerine katkıda bulunmak amacıyla vazife bekleyen, işin bir ucundan tutarak katkı sunmaya çalışan pek çok meslek grubu elinden geleni yapmaktadır.

Birinci basamak sağlık hizmet sunucusu eczacılarımız da eczanelerini gerçek birer danışma merkezine dönüştürmek için çabalamakta, çok sayıda eğitimlere katılarak bilgi ve birikimlerini diri tutmaya çalışmaktadır. Her ne kadar yeşil pasaport verilmese de yurtdışındaki eczacılık uygulamalarına elinden geldiğince katılıp katkı sunmaya, payına düşeni de almaya çalışmaktadırlar.

Basından yakinen tanık olduğumuz sahte ilaçlar ve bunları piyasaya sürmeye çalışan fırsatçılara, internet ortamında ilaç satışının yasak olduğu mesajıyla, sağlıklı ilaca sadece eczaneler aracılığıyla ulaşılabileceğini, Medula sistemi ile ilacın imalatından nihai tüketiciye kadar izlendiği mesajını haykırmaktadır.

Bilindiği üzere ülkemizde ilaç ticareti sadece eczaneler üzerinden yapılmakta ve bu da baştan sona kadar izlenmektedir. İlacın ehil olmayan kişiler ve mecralarca pazarlanması söz konusu olmadığı gibi, ecza ticaretini yapan eczacılar ilaca; kökünden, gövdesinden vs. başlayıp kimyasal ve klinik araştırmalarından, teknolojisine kadar en iyi bilen ve en iyi şekilde vakıf olan kişilerdir. Onlar mesleki yetkinlikleri ile her an aramızda ve bize en yakın noktalardadır. Onlardan ilaç ihtiyacımızı giderirken içimiz rahattır çünkü o, sağlığımız için gerekli her şeyi eczanesinde bulunduran ve her ürün hakkında bilgi sahibi olandır.

Doğru zamanda doğru ürüne ulaşmamızı ve doğru bir şekilde kullanmamızı sağlarlar. Bize düşen de sahte internet ürünlerini alıp sağlığımızı tehlikeye sokmaktansa, eczacılarımıza güvenip onların bize sunduklarıyla sağlığımızı korumalı ve sürdürülebilir birer sağlık seçmeni olmaktır.

Gerek ciddi hastalıklar gerekse estetik kaygılarla ülkemiz yönüne kırılan dümenleri, ne pahasına olursa olsun, rotamızda tutmak zorundayız.
Benzer kaygılarla, sağlık ve estetik sorunlarına çözüm için ülkemizi kendilerine bir alternatif olarak görenlere tek alternatif olmak yönünde mesajlar vermeliyiz. Şu anda bu konuda az da olsa eksiklerimiz, ama tamamlamaya azmimiz de vardır.

Sağlıklı günlerde, sağlığını ülkemizde kazanmış dünya insanlarıyla buluşabilmek ümidiyle sağlıcakla kalın.

Uzm. Ecz. İbrahim YAVUZ
[email protected]

Önceki Uzm.Ecz.İbrahim YAVUZ Yazıları